6 Haziran 2012

Arka Bahçe


İlk basımı 1999 yılında Metis tarafından yapılan bir kitabın arka kapağı ile geçtiğimiz günlerde başka bir kayıtta işini paylaştığım Faye Moorhouse'un diğer çalışmaları biraraya geliyor. Kuzenim Esra Ertan sayesinde gündemime giren Nurdan Gürbilek, "Ev Ödevi" için şöyle diyor: 
"Her çocuk er geç aynı şeyi yaşar: Bir zaman gelir, onun için ev olmaktan çıkar ev. Ne erken çocuklukta olduğu gibi keşfedilecek bir dıştır artık, ne de dış dünyaya karşı sığınılacak bir iç. Tam olarak ne zaman yaşarız bunu: Evin dışarıya karşı bir sığınak olduğu kadar bir engel de olduğunu fark ettiğimiz an mı? Evin geçici, ana babamızın güçsüz, ölümlü olduğunu sezdiğimiz an mı? Yoksa evin bize bir iç dünya bağışlarken aynı zamanda büyük bir iç sıkıntısı da verdiğini, bir iç dünyası olmanın bedelinin bu iç sıkıntısı olduğunu fark ettiğimiz an mı?
Faye Moorhouse
Bu duygunun zamanı, yoğunluğu, katlanılabilirliği evden eve, çocuktan çocuğa değişir kuşkusuz. Tek bir şey dışında: Ömür boyu bize eşlik eden mutluluk imgelerimizin olduğu kadar, kurtulmak için hep çaba harcayacağımız korkularımızın, dağıtmak için her yolu denediğimiz iç sıkıntımızın da kaynağı, kaynağı değilse bile ilk sahnesi orası. İşte oraya, o mutluluk mekânının arka bahçesine, birçok düşün olduğu gibi birçok şiirin, öykünün, romanın da imgelerini topladığı o arka bahçeye bakmamın nedeni bu..." Benim de...

A Fight Broke Out

3 Haziran 2012

2 Doğru, 1 Yanlış!

Bu fotoğraflar, 1 saatlik yenidoğan ve onun memeyle ilk buluşmasının kaydedildiği videodan. Bebek, yaklaşık 7 dakikalık kaydın sonunda, küçük müdahalelerle de olsa, memeye ulaşmayı başarıyor. Geçtiğimiz günlerde izlediğim bu videoyu, bugün okuduğum bir makaledeki aşağıdaki satırlar sayesinde, anlattığı şeyi, tam da benim için anlatmadığı yerde yeniden hatırladım. 

Donald Winnicott'ın dosya konusu olduğu Psikanaliz Yazıları'nda Levent Kayaalp, "Bütünleşme / Bütünleşmemişlik / Bütünlüğün Yitirilmesi" başlıklı makalesinde şöyle yazıyor: "Winnicott çocuğun gerçekliği keşfinin yanılsamayla başladığını belirtir; aç bebekle süt dolu memenin karşılaşması, karşı istikametlerden gelen iki doğrunun birbirini bulması gibidir. Çocuk bu karşılaşmayı bir halüsinasyon olarak da yaşayabilir, dış gerçekliğe ait bir şey olarak da. Bu karşılaşmalar, bebeğin aslında orada var olan bir şeyi ortaya çıkarma kapasitesini geliştirir." 

Peki, ya bu iki doğru buluşamamışsa ya da bir yanlış etmişse? Bu sorumun cevabını da yine aynı makale içinde buldum: "Başlangıçtaki birincil can çekişmenin geçmişe gönderilmesinin tek koşulu, benliğin onu önce kendisinin şimdiki zaman deneyimine sokması ve orada ona tüm güçlülükle hakim olmasıdır. Aksi takdirde yaşanmamış geçmiş ayrıntı, gelecekte aranmaya devam eder."